Papalık makamı da, 1891 de ve 1931 de iki defa Korporatif Devlet Teorisini desteklediğini belirtmiştir.
Korporatif Devlet Teorisi, fertleri değil, fonksiyonel grupları politikada ve ekonomide esas olarak kabul etmektedir. Parlamentonun ve hükümetin mesleki teşekküller temsilcilerinden kurulmasını istemektedir. Seçim bölgeleri yerine, mesleki teşekkülleri ikame etmek gerektiğini savunmaktadır.
İtalya'daki ve Portekiz'deki Korporatizm uygulaması, muhafazakar ...
Ocak 2nd, 2012
Ocak 2nd, 2012
Korporatizm, kölelik veya serflik gibi zorla çalıştırmaya dayanmamakla beraber, herkese açık olmayan, kendine has kuralları bulunan bir rejimdir.
Ortaçağ korporatizminin başlıca özellikleri şunlardır :
1) Mesleğe giriş serbest değildir: Belirli bir mesleği icra edebilmek için korporasyona girmek zorunluğu vardır. Buna mukabil korporasyonun üye sayısı bazen kamu organları, bazen meslek mensupları tarafından sınırlandığından ...
Ocak 2nd, 2012
Bu küçük burjuvalar, oğullarının çok sonra kurtulacağı, Katolik ve monarşist görüşün savunucusuydular. Hiç anne şefkatini tatmayan Comte, dokuz yaşında Montpellier lisesine gönderildi. Böylece duygusal gelişiminde hiçbir kadınsı etki onun genç ruhuna bu gelişime ayak uydurmakta yardımcı olmadı. Her ne kadar yeniyetmeliğini bilenler bize, onun, vaktinden önce gelişmiş meraklı bir kişiliğe ...
Ocak 2nd, 2012
Marksist kuramın özellikle ekonomik gerekircilik anlayışından tatmin olmayan bir grup Alman Neo-Marxist tarafından ileri sürülen eleştirel kuramın temeli, 23 Şubat 1923'de, Almanya'da atılmıştır (Ritzer, 1983). Wallace ve Wolf un da belirttiği üzere, eleştirel kuram olarak adlandırılan Frankfurt Okul'u Frankfurt Üniversitesi'ndeki, "Sosyal Araştırmalar Enstitüsü" ile ilgisinden dolayı bu isimle anılmaktadır. Bu ...
Ocak 2nd, 2012
Ekonomi terimi ilkin Antik çağda Aristoteles tarafından Yunanca "ev" ve "yönetim" anlamlarına gelen "oikos" sözcüğüyle yasa anlamına gelen "nomos" sözcüğü birleştirilerek "ev yönetimi yasası" anlamında yapılmıştır. Tanımdan da anlaşıldığı gibi ekonomi bugün bu anlamından oldukça uzaktır. Bugün ekonomi aileyi aşan, ülkeleri ve hatta dünyayı kapsayan geniş bir içeriğe sahip ve ...
Ocak 1st, 2012
Diğer bir deyişle, egoistik intiharlar, toplumsal bağların gevşek olduğu ve bireyin kendini yalnız hissettiği durumlarda ortaya çıkar. Egoistik intiharlarla ilgili olarak anlaşılır açıklama yapan sosyologların başında Emile Durkheim gelir. Durkheim'a göre, egoistik intiharlar, daha çok, bireyin ait olduğu sosyal grubun diğer üyelerinden sosyal izolasyon derecesinin artmasıyla ve bireye kendi kişisel ...
Ocak 1st, 2012
Edebiyat sosyolojisi temel olarak toplumsal kurumlarla edebiyat arasındaki karşılıklı ilişkileri konu edinir. Edebiyat ürünleri veren yazarlar bir toplumun üyesidirler; içinde yaşadıkları toplumsal koşullardan etkilenirler. Bu durum onların yapıtlarına yansır. Aynı zamanda onların yapıtları toplum üzerinde etkilerde de bulunur.
Edebiyat sosyolojisi yazarların toplumla ilgili düşünce ve gözlemlerini değerlendirir. Bu değerlendirmeyi yaparken toplumun ...
Aralık 31st, 2011
Doğrudan demokrasi ancak küçük, nüfusu az olan toplumlarda uygulanabilmiştir. Örneğin eski Atina'da böyle bir uygulama görülmüştür. Ancak bu doğrudan demokrasi uygulamasına "köleler" ve "matekler" katılamıyor, sadece "vatandaşlar" katılabiliyordu. Bu yönüyle böyle bir demokrasinin, doğrudan fakat sınırlı bir demokrasi türü olduğu söylenebilir.
Aralık 31st, 2011
Doğmatizmin veya doğmacılığın özünde "doğma" özelliğine sahip eleştirilmez, tartışılmaz, kanıtlar getirilmez...katılaşmış inanç fikir ve görüşler yer alır. Bu fikir, inanç ve görüşler bir kişiye ait olabileceği gibi; bir inanç sistemi veya bir felsefi sisteme de ait olabilir. Dogmacılıkta önemli olan körükörüne fikre, düşünce ya da inanca mutlak bağlılıktır.
Dogmatizmde bir fikre ...
Aralık 29th, 2011
Doğalcılık evrenin doğa üstü ve insan merkezli (anthro-pocentric) açıklamalarına karşı çıkar. Doğalcılık insan zihnini sadece doğa yasalarının işleyişinin bir ürünü olarak görür ve insan davranışının, insanın özgürlüğü ve amaçları olduğunu kabul etmeksizin bütünüyle gerekirci yasalar tarafından açıklanmak zorunda olduğunu ileri sürer. Doğalcılık öğreti doğrudan doğruya felsefi idealizmin karşısında yer alır.